Obezite Cerrahisi

Şişmanlık Hastalığı (Obezite) nedir?

Şişmanlık önemli derecede morbidite ve ölüm riski taşıyan, karmaşık genetik ve çevresel nedenler ile oluşan ciddi bir hastalıktır. Günümüzde tüm dünyada bir numaralı sağlık sorunu olmaya aday olan şişmanlık vücutta aşırı yağ birikiminin hastalıklara neden olması olarak tanımlanmaktadır. O kadar ciddi ve yaygındır ki artık bir şişmanlık salgınından bahsedilebilir. Tüm dünyada 1,5 milyar kişi fazla kilolu, 500 milyon kişi şişmandır. Batı dünyasına ait özel bir sorun olarak başlasa da bu hastalık artık tüm dünyaya yayılmıştır. Beslenme yetersizliği ve açlık çeken ülkelerde bile endişe verecek bir hızda artmaktadır. Bu durum tüm yaş gruplarından insanları etkilemekte hatta çocuklarda bile görülmektedir.

Hangi nedenler şişmanlığı etkiler?

Obeziteye neden olan 3 temel faktör; kötü beslenme, aktivite yetersizliği ve genetik nedenler olarak tanımlanmaktadır. Genetik faktörler bu nedenler arasında %60’lık bir oranla ilk sıradadır. Arkasından %30’luk bir oranla çevresel faktörler gelir. Kişisel faktörler ise % 10’luk bir dilimi oluşturmaktadır.

Şişmanlık temelde 2 nedene dayanır. İlki yüksek kalorili ve yağlı, vitamin ile minerallerden fakir ancak lezzetli gıdalara kolay ulaşılabilmesi ve alınmasıdır. Diğer neden ise artan şehirleşme, ulaşımın ve çalışmanın giderek daha hareketsiz hale gelmesi sonucunda alınan enerjinin harcanamaması, tüketilememesidir. Ayrıca şişmanlığın yol açtığı hareket güçlüğü ve görüntü sosyal yaşam düzeyini ve kalitesini bozar. Şişman kişiler hazır giysi, ulaşım araçlarında ve toplantı alanlarında yer bulmakta güçlük çekerler.

Şişmanlığın düzeltilmesi için ne yapılması gerekir?

En önemli sağlık sorunlarından biri olan şişmanlığın düzeltilmesi için buna neden olan 2 etkenin ortadan kaldırılması gereklidir. Birikmiş olan yağ ile enerjinin uygun hareket ve sporla harcanması ve alınan gıdanın azaltılmasıdır. Bu yolların yalnızca birinin uygulanması başarısızlıkla sonuçlanır.

Enerji harcanması:

Günümüz toplumunda ulaşım kolay ve taşıtlarla, iş yaşamı da genelde bedensel olmayan etkinliklerden oluştuğu için gıdalarla alınan enerji harcanamamaktadır. Bu nedenle kişiler her gün düzenli egzersiz yapmalıdır. Kural olarak haftada en az 5 gün yarım saat boyunca ara vermeden spor yapılması önerilmektedir. Bu şekilde yapılan düzenli egzersiz aynı zamanda kalp sağlığı için de çok gereklidir. Buna ek olarak mümkün olduğunca yürüyüş yapmak, yakın yerlere yürüyerek gidilmesi, asansör yerine merdivenlerin kullanılması destekleyici olur.

Enerji (kalori) alımının azaltılması:

Bu plandaki ilk basamak diyet uygulamasıdır. Protein ve vitamin eksikliğine yol açmayan mutlaka diyetisyen kontrolü altındaki diyet uygulamaları ilk basamakta uygulanır. Diyet ile kilo verme hızı çok fazla olmamalıdır. Ayda en fazla 1-2 kg verilmesi kabul edilebilir bir kilo verme hızıdır. Bundan daha hızlı kilo vermelerde ek rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.