Hemoroid (Basur)

HEMOROİD ( BASUR) NEDİR?

Anüs içinde toplardamarlar bulunur ve çeşitli sebeplerden dolayı bu damarların içindeki basınç artar. Damarın yapısı genişlemeye müsaittir. Bu yüzden damarlar artmış basıncı dengelemek için genişlerler ve makat bölgesinden dışarı çıkarlar. Dışarı sarkmış bu damar yumakları kırmızı-mor renktedir. Sık sık kanamaya sebep olur. Kanamanın sebebi bu damarların tahrip olması sonucu delinmesidir.

Hemoroid internal (iç hemoroid) ve external (dış hemoroid) olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan iç hemoroid genellikle fazla ağrı ve kaşıntıya neden olmaz. çok ileri evrelerde olmadıkça sadece aralıklı rektal kanama şeklinde belirti verir. İleri evrelerde makattan dışarı çıkan ve kendiliğinden ya da parmakla normale dönen memeler ortaya çıkabilir. Dış hemoroid ise kendilerini genellikle ağrı ve yanma ile gösterir.

HEMOROİD NEDEN OLUR?

– Barsak alışkanlığında değişiklikler ( kabızlık, ishal )
– Gebelik ve doğum
– Sedanter yaşam
– Bazı spor etkinlikleri ( ata binmek, bisiklet sürmek )
– Çeşitli meslek grupları ( şoförler, pilotlar )
– Alkol alışkanlığı
– Pelvik bölgede yerleşen tümörler, karında ascites oluşumu
– Kalın barsak kanseri

HEMOROİDİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

– Rektal kanama ( makattan taze kırmızı renkli kanama )
– Ağrı
– Makatta ele gelen şişlik
– Akıntı, makatta ıslaklık hissi
– Kaşıntı
– Doğum sonrası

Bu şikayetlerle başvuran hastalarda anal fissür, perianal fistül, perianal abse ve tromboz görülen diğer hastalıklardır. Ağrı iç hemoroidlerde çok geç bir bulgudur. Başlangıç döneminde ağrı varsa tromboze hemoroid, perianal abse, anal fissür akla gelmelidir.

BAYANLARDA HEMOROİD (BASUR)

Hamile olan bayanlarda hemoroid’e sık rastlanıyor. Bunun nedeni hamile kadınlarda hem hormonal değişiklikler hem de büyüyen rahmin bacaklardan dönen ve akışına baskı yapmasıdır.

BAYANLARDA HEMOROİD ŞİKAYETİ NEDEN ARTAR?

– Beslenme alışkanlığının değişmesine bağlı kabızlık sorununda artış.
– Bebeğin büyümesine bağlı barsak hareketlerinde yavaşlama.
– Bebeğin büyümesine bağlı olarak toplar damarlara basınç artışı.
– Hormonların toplar damarlarda genişlemeye sebep olması.
– Pozisyonel olarak rahat dışkılayamama.
– Zor boşalmaya bağlı fazla ıkınma gereği.

HEMOROİDİN ( BASUR) DERECELERİ NELERDİR?

1.Derece Hemoroid (Basur)

Görünür bir bulgu yoktur, endoskop denilen alet yardımıyla teşhis edilebilir. Anusten 2-4 cm yukarda hafif kabarık şeklindedir. Yüzeyi tahriş olursa kanama olabilir. Genellikle tek bulgusu seyrek görülen kanamadır. Kanama taze kırmızı kan şeklinde olur. Hemoroid memesi üst kısımda hafif kabarıklık şeklinde görülür yüzeyi tahriş olduğunda kanama eğilimindedir. Genellikle ara sıra kanama dışında ciddi bir şikayet yapmazlar. En etkili ve ekonomik tedavisi lazerle tedavidir.

2.Derece Hemoroid (Basur)

Hemoroid memesi makattan 1-2 cm lik kabarık kırmızı alan şeklindedir normalde farkedilmez ancak ıkınıldığında dışarı kadar çıkar ve hasta eliyle hissedebilir. Hasta kalktığı anda müdahaleye gerek duyulmadan kendiliğinden içeri çekilir. Kanama olabilir zamanla kansızlığa yol açabilir. Bazen şiddetli ıkınmayla makat dışına çok çıkar ve ;geri içeri giremez çok şiddetli ağrı olur bu durum boğulmuş basur (tromboze hemoroid) olarak tanımlanır.
Tedavi: En uygun tedavisi lazer yöntemidir. Bu yöntem ameliyatsız yöntem olarak adlandırılabilir. Bu işlemde hasta işine hemen dönebilmektedir.

3.Derece Hemoroid (Basur)

Hemoroid memesi 1-2 cm lik kabarıklık şeklinde fark edilir, ıkınmakla dışarı çıkar hasta elle yardım etmedikçe kendiliğinden içeri giremez. Kanama eğilimi vardır. Kanama dışında ağrı,kaşıntı,ıslaklık ve dolgunluk hissi en fazla rastlanan şikayetlerdir. Tedavi: Dışarı çıkma miktarına göre lazer, lastik band tercih edilebilir.

4.Derece Hemoroid (Basur)

Tedavisi ertelenen hemoroid zamanla daha ileri aşamalara geçer, 4.derecede artık ileri hemoroiddir. Dışarda hissedilen basur memeleri artık içeri girmez. Hasta otururken hemoroidler dışarıda olduğu için ağrı, genel olarak ıslaklık hali, kanama yeterince temizlenememe gibi şikayetler yapabilir. Tedavisi cerrahi veya evre küçültücü ameliyatsız yöntemlerdir.

HEMOROİDİN ( BASUR) BELİRTİLERİ NELERDİR?

Dışkılama (Büyük Abdest Yapma) Esnasında Kanama

Hemoroid (basur) hastalığının en önemli belirtisidir. Sıklıkla damla damla burun kanaması gibi taze parlak kırmızı renktedir. Dışkının üzerinde ve temizlik sırasında kan fark edilebileceği gibi tüm tuvalet kan ile kirlenebilir. Genelde kanama ağrısızdır.

Dışkılama (Büyük Abdest Yapma) Esnasında Makatın Dışarı Çıkması, Ele Gelen Şişlikler

Hasta makattan dışarı doğru çıkan yumuşak bir şişlikten, kitleden (memeden) şikayet eder. Bazı hastalar bu dışarı çıkan şişliği makat içine doğru içeriye geri itebilirler.

Makat (Anal) Bölgesinde Kaşıntı

Hemoroidal damarların normal işlevlerini yapamaması ile makat bölgesinin hijyeni de bozulur. Makatın tam kapanmaması ile dışkı ve akıntı kaçağı olur. Buna bağlı olarak makat bölgesinde kaşıntı oluşur.

Ağrı

Hastalar bu şikayetlerini tam olarak ifade edemezler. Sancı, sızlama veya yanma şeklinde bir his olarak tanımlayabilirler. Özellikle dış hemoroidlerin tromboze (damar içinde kan pıhtısı oluşması) olması şiddetli ağrıya neden olur.

Sürekli Olarak Anal Kanalın (Makatın) Dışında Kalan ve Dokunulduğunda Ağrılı Olan Şişlikler

İç hemoroidlerin makattan dışarı sarkması sonucu ağrı gelişebileceği gibi dış hemoroidlerin tromboze olması ile de ağrı ortaya çıkabilir.
Ayrıca kilodun akıntı, kanama veya dışkı ile kirlenmesi hemoroid (basur – mayasıl) hastalığının diğer belirtilerindendir.

Anamnez (Hastalık Hikayesi)

Doktor hastanın şikayetlerini dikkatle dinler. Bu görüşmenin amacı hastaya ait özellikler ve hastalığın seyrini ortaya koymaktır. Hastanın şikayetlerinin süresi ve sıklığı, diyet şekli, dışkılama alışkanlıkları, hastalığın şiddetlenmesine neden olabilecek etkenler ve ailesel hikayesi değerlendirilir.

HEMOROİDİN ( BASUR) MUAYENE

Hemoroidlerin teşhisinde genellikle parmakla muayene yeterlidir. Makat bölgesinde yapılan muayene sırasında hastanın rahat olması hastalığın tanı ve teşhisi açısından önemli olacaktır. Bazı durumlarda anoskopik (bir alet yardımı ile makat kanalının incelenmesi) ve rektoskopik (bir alet yardımı ile makat kanalı ile birlikte kalın bağırsağın son kısımlarının incelenmesi) muayene gerekebilir. Muayene hastanın utanmasına neden olmayacak bir ortamda yapılmalıdır. Bu muayene sırasında doktorun makat bölgesini ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumu da parmakla muayene etmesi gerekir. Bu şekilde akla gelebilecek diğer hastalıkların varlığı da araştırılır.

Hemoroid (Basur – Mayasıl) Hastalığında Parmakla Muayene

Endoskopik Muayene (Anoskopi – Rektosigmoidoskopi – Kolonoskopi)

Kalın bağırsağın içinin direkt gözle incelenmesine endoskopi denir. Bu işlem sadece makat için yapılırsa anoskopi, kalın bağırsağın son kısımları olan rektum ve sigmoid kolon için yapılırsa rektosigmoidoskopi ve tüm kalın bağırsak için yapılırsa kolonoskopi adını alır.

Dışkıdan kan gelmesi şikayeti olan bir hastada ayırıcı tanı için en az rektosigmoidoskopi yapılmalıdır. Aksi takdirde kanamaya neden olabilen diğer hastalıklar gözden kaçabilir. Örneğin dışkılama sırasında kanamaya neden olan erken evredeki bir kalın bağırsak kanserinin farkına varılmazsa ve hemoroid hastalığı diye yanlış tedavi edilirse, ileride ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle ayırıcı tanı için mutlaka endoskopik tetkiklerden yararlanılmaktadır.

HEMOROİD (BASUR) HASTALIĞI HANGİ HASTALIKLAR İLE KARIŞIR? AYIRICI TANININ ÖNEMİ NEDİR?

Hemoroid (basur) hastalığı en sık görülen makat bölgesi rahatsızlığıdır. Fakat belirti ve bulguları başka birçok hastalık ile benzerdir. Özellikle makattan kan gelmesine neden olan tüm makat ve kalın bağırsak hastalıklarını ayırıcı tanıda düşünmek gerekir. Birçok rahatsızlık ilk belirti olarak dışkılama sırasında kanama ile ortaya çıkabilir. Ayrıca;

– Makat ağzı çatlağı (anal fissür)
– Kalın bağırsak kanseri (kolon ve rektum kanseri)
– Kalın bağırsak polipleri
– Makat etrafı iltihabı (apse)
– İltihabi bağırsak (barsak) hastalığı (ülseratif kolit ve crohn hastalığı)
– Bağırsak (barsak) sarkması (prolapsus)
– Dışkı kaçırma (inkontinans)
– Kaşıntılı makat hastalığı
– İrritabl (hassas) bağırsak sendromu
– Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

ve daha bir çok durum bu bölgeyi etkileyebilir. Bu nedenle ayırıcı tanı çok önemlidir ve uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. Gereken her vakada;
– Kolonoskopi / sigmoidoskopi
– Kalın bağırsak filmi
– Görüntüleme yöntemleri ve diğer teşhis yöntemleri uygulanabilir.

HEMOROİD ( BASUR) NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Hemoroid hastalığının tedavisi, hastalığın yerine (iç – dış), şiddetine (derecesine), hastanın şikayetlerinin ciddiyetine, günlük yaşam kalitesi üzerine etkilerine ve hastanın genel sağlık durumuna (ileri yaş, ek hastalık, gebelik vs.) göre değişiklik gösterir.
Tedavinin, doktorun önerileri doğrultusunda yapılması gerekmektedir. Bazen tedaviye başlamadan önce ayrıcı tanı için bazı tetkiklerin yapılması gerekebilir. Çok ileri evrelerdeki ağır hemoroid vakaları dışında ameliyatsız ve ayaktan (hastaneye yatmaksızın) tedavi mümkündür. Tüm hemoroid (basur) hastalarının %10’undan daha azında ameliyat ile tedaviye ihtiyaç olur. Aşağıda, hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemlerden kısaca bahsedilmektedir. Önce genel tedavi prensipleri anlatılacaktır. Ardından iç ve dış hemoroid – basur hastalığının tedavisinden ayrı ayrı bahsedilecektir.

Konservatif (Koruyucu) Tedavi

Gerek iç gerekse dış hemoroid – basur hastalığının tedavisinde koruyucu tedavi çok önemlidir. Hastaya önce hemoroidal damarlar ve fonksiyonları hakkında bilgi verilmelidir. Daha sonra hastalığın şiddetine (derecesine) göre tedavi yöntemlerinden bahsedilir. Hastaya bazı önerilerde bulunulur. Bu konservatif (koruyucu) öneriler ile birçok hasta herhangi bir girişime veya ameliyata gerek duymadan iyileşir.

Dışkılama Alışkanlığının Düzenlenmesi

Düzenli dışkılama alışkanlığı tedavi için önemlidir. Tuvalette uzun zaman oturmalardan (sigara içme, gazete okuma v.b.) ve aşırı ıkınmalardan kaçınma, hemoroidal damarlardaki gerginlik ve basıncı azaltır ve böylece hemoroidlerin makattan dışarı çıkmaları önlenebilir.

Hijyenik Şartların Sağlanması

Dışkılama sonrası makat bölgesinin tahriş edilmeden temizlenmesi gerekir.

Dışarı Çıkan Hemoroid Memelerinin İçeriye Geri İtilmesi

Dışkılama sırasında makattan dışarıya doğru çıkan hemoroidal şişliklerin (memelerin – pakelerin) tekrar geri itilmesi gerekir. Aksi takdirde dışarıda kalan hemoroidal memeler ağrı, kanama ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Diyetin Düzenlenmesi

Yemeklerdeki lifli (posalı) gıda oranlarının arttırılması ve düzenli dışkılama alışkanlığı edinilmesi hastalığın tedavisine yardımcı olabilir. Yemeklerdeki meyve – sebzelerin arttırılması ve yemeklerin üzerine kepek tozu eklenmesi dışkılama alışkanlığının düzelmesine yardımcı olabilir. Diğer önemli bir konu da yeterli su içilmesidir. Günde en az 8-10 büyük bardak su içilmesi gerekir. (su alımını kısıtlayan hastalık varsa mutlaka doktorunuza danışınız) Meyve suyu, kahve, çay su yerine geçmez.

Oturma Banyosu

Günde birkaç kez, ılık bir suda 10 dakika oturmak semptomları (belirtileri, şikayetleri) azaltır. Oturma banyosundan sonra makat bölgesinin ıslak bırakılmaması, kuru tutulması gerekir. Bu tedaviyle en şiddetli hemoroidlerde bile 2-7 gün içinde ağrı azalır ve makat etrafında ele gelen sert şişlikler 4-6 hafta içinde geriler.

İstirahat

Ağrılı dönemde istirahat önemlidir. Özellikle yüzükoyun yatmak makat bölgesini rahatlatacaktır.

Krem – Pomad Uygulamaları

Hemoroidal hastalığın tedavisinde kullanılan birçok pomad vardır. Doktorunuz hastalığın durumuna göre size bir pomad tavsiye edebilir.

Flebotropik İlaçlar (Gevşeyen Hemoroidal Damar Ağlarını Sıkılaştıran İlaçlar)

Makat bölgesindeki damarların kan akımını kontrol eden ve aşırı şişmesini önleyen, hemoroidal hastalığın kısa zamanda normal hale dönmesini kolaylaştıran ilaçlar vardır. Bu ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

İç (İnternal) Hemoroidal Hastalığın Tedavisi

İç hemoroidal hastalığın (internal hemoroidin) tedavisi hastalığın derecesine göre yapılmaktadır. Yukarıda anlatılan konservatif (koruyucu) yöntemlerin uygulanması çok önemlidir. Bunlara ek olarak hastalığın derecesine ve hastanın şikayetine göre bazı yöntemler uygulanabilir. Bu girişimsel yöntemler ayaktan (hastaneye yatmaksızın) uygulanan ve hastanın poliklinik muayenesi sırasında yapılabilecek müdahalelerdir.

Girişimsel Yöntemler

Yeni baslayan 1. derece hemoroidal hastalık (basur) sadece konservatif yöntemlere dikkat ederek tedavi edilebilir. Kendinizi koruduğunuz takdirde hemoroidal hastalığın (basurun) daha da şiddetlenmesine engel olabilirsiniz. 2. ve 3. derece hemoroidler yine yukarıda anlatılan konservatif yöntemler ile (medikal tedavilerle) düzelebileceği gibi, tedaviye rağmen düzelmeyen veya tekrarlayan hemoroidler için girişimsel yöntemlerden faydalanılabilir;

Lastik Bant Yöntemi İle Bağlama (BandLigasyon)

İç hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Dışarı doğru sarkan ve kanayan hemoroid pakelerinde uygulanır. Hemoroid pakelerinin (memelerinin) köklerinden bağlanması oldukça iyi bir yöntemdir. Basit bir uygulamadır ve günü birlik poliklinik şartlarında yapılabilir. Hemoroid ve bant birkaç gün içinde kendiliğinden düşmekte ve yara bir iki hafta içinde iyileşmektedir. Bu uygulama sonrası bazı hastalarda rahatsızlık hissi ve kanama görülebilmektedir.

İç (İnternal) Hemoroid Tedavisinde BandLigasyon Uygulaması

Enjeksiyon (Skleroterapi)

Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama şikayetine neden olan internal (iç) hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Hemoroidal damarlar içine bir sıvı (fenol solüsyonu) enjekte edilir. Böylece kanama önlenebileceği gibi damar genişlemesi ve dışarıya doğru sarkması da engellenebilir.

İç (İnternal) Hemoroidlerin Tedavisinde Skleroterapi Uygulaması

Isı İle Koagülasyon (Damar Ağının Yakılması)

Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama şikayetine neden olan internal (iç) hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Bir ışık kaynağı yardımı ile şikayete neden olan hemoroidal damarların üzerinde ısı uygulaması ile kanama önlenir ve hemoroidal memelerin (pakelerin) küçülmesi sağlanır.

İç (İnternal) Hemoroidlerin Tedavisinde Isı İle Koagülasyon

Bu son iki metod ağrısız uygulamalar olup her ikisinin de birbirine üstünlüğü yoktur.

Yukardaki her üç uygulamadan sonra hafif – orta derecede künt bir ağrı olabilir. Bu tedaviler sonrasında tuvalete gitme hissi olabilir. İşlem sonrası ağrı tekrar hissedilebilir. Doktor ağızdan kullanılan ağrı kesici bir ilaç verebilir. Aspirin kanamayı arttıracağı için ilk bir haftalık sürede kullanılmamalıdır. Bunun yerine etken maddesi asetaminofen (parasetamol) veya ibuprofen olan analjezikler (ağrı kesiciler) kullanılabilir. Lokal etkili anestezik (ağrı giderici) pomadlar da ağrının giderilmesinde yararlı olabilir. 10-15 dakikalık ılık suya oturma banyosu rahatlama sağlayabilir. Bu üç tedavi yönteminde de her seferinde bir veya iki hemoroidal damar tedavi edilir. 3-5 hafta aralıklarla bir kaç kez daha aynı işlemin yapılması gerekebilir.

İç (İnternal) Hemoroidal Hastalığın Ameliyat İle Tedavisi

Yukarıda anlatılan tedavi yöntemleri ile şikayeti geçmeyen veya tekrarlayan hastalarda ameliyat gerekebilir. Ameliyat ile tedavi daha etkili ve daha kalıcı netice vermektedir. Tecrübeli ve ehil ellerde (uzman olan kişilerde) başarı şansı yüksek; yan etki (komplikasyon) oranı azdır.
Hastanın ameliyat ile tedavi sırasında rahat etmesi için bölgesel veya genel anestezi (narkoz) gerekir. Sıklıkla ameliyattan sonra hastanede yatış gerekebilir. Ameliyat öncesi bağırsak temizliği ve bazı tetkikler istenebilir. Aşağıda sıkça uygulanan ameliyat yöntemleri kısaca anlatılmıştır;

Hemoroidektomi

Kanamaya neden olan ve makattan dışarı sarkan pakeler yani ele gelen memeler cerrahi işlem ile çıkarılır veya makat içine tespit edilirler. Uzun süreli ve konservatif yöntemlere cevap vermeyen hemoroid (basur) hastalığının tedavisinde en iyi yöntemdir. Hemoroidektomi ameliyatı, şikayetlere neden olan hastalıklı hemoroid memesinin (pakesinin) çıkarılması işlemidir. Hemoroidektomi, anestezi (narkoz) ve hastanede yatmayı gerektirebilir.

İç (İnternal) Hemoroidlerin Tedavisinde Kapalı Hemoroidektomi Uygulaması

Longo (Stapler Hemoroidopeksi)

Hemoroid (basur) memeleri açık veya kapalı bir cerrahi yöntemle çıkarılabileceği gibi, aynı işlem stapler adı verilen özel bir cihazla da yapılabilir. Bu yöntem açık cerrahi yönteme göre daha ağrısız bir yöntem olup hastaların kısa sürede eski aktif işlerine ve gündelik hayata dönmelerini sağlar.

Dış (Eksternal) Hemoroidal Hastalığın Tedavisi

Konservatif (koruyucu) tedavilere ek olarak hastanın şikayetleri şiddetli ise, tromboze hemoroid (dış basur memesi) büyük ise, daha önce benzer şeklide bir tromboz oldu ise, tromboze olan memede (pakede) kanama veya iltihap bulguları varsa ve ilaç tedavisi ile hastalık geçmiyorsa ameliyat yapılması gerekir.
Bu durumda dış (eksternal) hemoroid memesinin (pakesinin) içindeki pıhtıyı boşaltmak (trombektomi) veya tamamen bu hastalıklı olan dış hemoroid memesinin çıkarılması (hemoroidektomi) ameliyatı yapılabilir. Bölgesel (lokal) veya genel anestezi altında hemoroid memesine (eksternal tromboze hemoroid pakesine) müdahale edilebilir.

LAZERLE HEMOROİD ( BASUR) TEDAVİSİ

Cerrahi bir işlem gerektiren 2. , 3. ve 4. derece hemoroidlerde lazer tedavisi uygulanmaktadır. Lazer hemoroidoplasti ile kontrollü lazer enerjisi uygulanarak hemoroid yastıkçıkları içeriden yok edilir. Lazer hemoroidoplasti bağırsak mukozası ve anüs etrafındaki kas yapılarda yüksek derecede koruma sağlar. Mukoza altına uygulanan kontrollü lazer enerjisi hemoroidal büzüşmeye ve yeni bağ dokusu oluşmasına yardımcı olur. Bu, aynı zamanda sarkma oluşmasını veya tekrarlamasını da engeller. Geleneksel cerrahi yöntemlerden farklı olarak kesi yapılmadığından veya dikiş atılmadığından iyileşme süreci daha iyi sonuç vermektedir. Hasta bu girişim sonrasında daha az ağrı hisseder ve normal aktivitelerine daha kısa sürede dönebilir.

Hasta işlemden 2- 3 saat sonra taburcu edilir.

Ameliyattan sonra dikkat edilmesi gereken durumlar;

– Üç gündür azalmayan ağrı
– Tedaviden günler sonra artan ağrı
– Makat (anal) bölgesinde hassasiyet
– Ateş, titreme
– İdrar yaparken zorlanma
– Kabızlık (3 gündür tuvalete çıkamama)
– İshal (24 saatte 3’ten fazla sıvı tuvalete çıkma)
– Artan kanama
– Makat bölgesinde iltihabi akıntı – apse gelişimi
– Yukarıda sayılan problemlerden birine ve ya birkaçına sahipseniz hemen doktorunuzla görüşünüz.

× Nasıl Yardımcı Olabiliriz?